ADA (🎤 MİKROFON 1 - Sahne Solu):
"Ey yükselen yeni nesil! İstikbal sizsiniz. Cumhuriyeti biz kurduk, onu yükseltecek ve yaşatacak sizlersiniz!" — Mustafa Kemal Atatürk
Sayın Okul Müdürüm, Değerli Öğretmenlerim ve Sevgili Arkadaşlarım; Bugün, milletimizin tarih sahnesindeki en asil yürüyüşü ve en büyük eseri olan Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş yıl dönümünü gurur ve coşkuyla kutlamak için toplanmış bulunuyoruz. Programımıza hepiniz hoş geldiniz!
EFE (🎤 MİKROFON 2 - Sahne Sağı):
"Dörtnala gelip Uzak Asya'dan Akdeniz'e bir kısrak başı gibi uzanan bu memleket bizim! Bilekler kan içinde, dişler kenetli, ayaklar çıplak ve ipek bir halıya benzeyen toprak; bu cennet bizim!" — Nâzım Hikmet
Tarih boyunca hürriyetinden zerre taviz vermeyen aziz milletimizin, istiklalini ve geleceğini kendi elleriyle mühürlediği 29 Ekim Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun!
ADA (🎤 MİKROFON 1):
"Şimdi sizleri; Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları başta olmak üzere, bu toprakları bizlere ebedi vatan kılan tüm aziz şehitlerimizin ve ebediyete irtihal eden kahraman gazilerimizin manevi huzurunda bir dakikalık saygı duruşuna; ardından bağımsızlığımızın ve hür irademizin sembolü olan İstiklal Marşımızı okumaya davet ediyorum."
EFE (🎤 MİKROFON 2):
"Dikkat! Saygı duruşuna..." (1 dakikalık saygı duruşu ve siren sesi)
"İstiklal Marşı için... Rahat, Hazır ol!"
"Müzik Öğretmenimiz yönetiminde İstiklal Marşımız."
(Tüm salon eşliğinde İstiklal Marşı okunur.)
ADA (🎤 MİKROFON 1):
(İstiklal Marşı bitiminde) "Rahat... Saygıdeğer müdürüm, değerli öğretmenlerim ve çok kıymetli arkadaşlarım. Programımızın birinci bölümüne geçiyoruz."
SUNUCU TAKDİMİ (EFE - MİK 2):
"Siyasi erkin tek bir hanedana ait olmadığı, kanunların kişilerin keyfinden üstün tutulduğu yerde ancak hürriyet filizlenir. — Montesquieu"
Cumhuriyetin özünü kavramak üzere hazırladığı konuşmasıyla 1. Öğrenciyi kürsüye davet ediyorum.
Saygıdeğer öğretmenlerim, kıymetli konuklar ve sevgili arkadaşlarım,
Bir toplumun kendi geleceğini tayin etme olgunluğu, asırların imbiğinden süzülen tecrübelerin en yüksek basamağıdır. Adalet ve nizam arayışıyla şekillenen köklü idare mirasımız, zamanın ruhu ve milletimizin hür iradesiyle taçlanarak bugün adını hürmetle andığımız cumhuriyet nizamına ulaşmıştır. Bu asil çatıyı hakkıyla anlamak için, onun neyi reddettiğini ve neyi yücelttiğini duru bir bakışla tahlil etmeliyiz.
Cumhuriyet ne değildir?
Cumhuriyet; kamunun ortak emanetini şahsi bir mülk gibi gören keyfilik değildir. Devlet mekanizmasını dar bir zümrenin tasarrufuna bırakan kapalı bir idare hiç değildir. Sandığı yalnızca çoğunluğun tahakküm aracına dönüştüren, hakkaniyeti ve farklı sesleri hiçe sayan sığ bir kalabalık üstünlüğü de değildir. O, binaların cephesine asılan kuru bir unvandan ibaret görülemez.
Peki, cumhuriyet nedir?
Cumhuriyet; idare hakkının ve mesuliyetin milletin tamamına tevdi edildiği ahlaki ve hukuki bir fazilet nizamıdır. İnsanı buyrukları dinleyen edilgen bir tebaa olmaktan çıkarıp; haklarını, sınırlarını ve sorumluluklarını bilen onurlu bir yurttaşa yükseltmektir. Asırlar boyunca divanlarımızda, toy ve kurultaylarımızda titizlikle aranan ‘meşveret’ yani ortak akıl ilkesinin modern dünyadaki en berrak tecellisidir.
Cumhuriyet; en uzak yayladaki, en mütevazı ocaktaki bir köy çocuğunun, hiçbir imtiyaza yaslanmadan yalnızca kendi azmi, liyakati ve ahlakıyla ülkenin kaderinde söz sahibi olabilmesidir. Hiç kimsenin soy kütüğüne, zenginliğine veya payesine bakılmaksızın; kanun terazisi karşısında herkesin aynı hizada ve aynı saygınlıkta durmasıdır.
Kısacası cumhuriyet; asırlık köklerimizden beslenen adalet çınarının, ilim ve hürriyet ışığıyla göğe uzanan en verimli dalıdır. O, kimsesizlerin kimsesi; milletimizin müşterek vicdanı ve yarınlarımızın sarsılmaz teminatıdır.
Teşekkür ederim.
SUNUCU TAKDİMİ (ADA - MİK 1):
1. Öğrencimize teşekkür ederiz. "Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım. — Mehmet Âkif Ersoy"
Pablo Neruda’nın "Aydınlığın ve Halkın Türküsü" adlı eseriyle 2. Öğrenciyi sahneye davet ediyorum.
SUNUCU TAKDİMİ (ADA - MİK 1):
2. Öğrencimize teşekkür ederiz. "Bir gemi yanaştı Samsun’a sabaha karşı... — Cahit Külebi"
Kurtuluştan kuruluşa uzanan süreci anlatmak üzere 3. Öğrenciyi kürsüye davet ediyorum.
Saygıdeğer öğretmenlerim ve sevgili arkadaşlarım,
Cumhuriyet; dört duvar arasında, bir gecede ya da masa başında tesadüfen doğmuş bir ferman değildir! O; asırlık çınarımızın gölgesinde hür yaşamış asil bir milletin, istiklal sevdasını kanıyla, canıyla ve topyekûn fedakârlığıyla yoğurarak inşa ettiği muazzam bir halk iktidarıdır!
19 Mayıs 1919’da Karadeniz’in hırçın dalgalarını yaran Bandırma Vapuru, Samsun kıyılarına yalnızca bir kurmay paşayı değil; bir milletin sönmeyen istiklal ateşini taşıdı! Amasya’da gök kubbeyi titreten o mukaddes karar yankılandı: "Milletin istiklalini, yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır!" Erzurum’da dadaşların, Sivas’ta yiğitlerin gür sesiyle manda ve himaye zilleti ebediyen reddedildi; irade doğrudan millete tevdi edildi.
23 Nisan 1920’de, bozkırın ortasında, gaz lambalarının cılız ışığında ama yüreklerin volkan gibi yandığı Türkiye Büyük Millet Meclisi açıldı. Dünyada eşi görülmemiş bir inançla, doğrudan halkın vekilleri orduyu teşkil etti, devleti yönetti. Meclis kürsüsüne nakşedilen o altın nizam cihana haykırıldı: "Hâkimiyet kayıtsız şartsız milletindir!"
İnönü’de durdurulan makus talih, Sakarya boylarında şahlanan diriliş ve Dumlupınar’da zincirleri parçalayan Büyük Taarruz; milletin kendi kaderine bizzat sahip çıkışıydı.
Ve nihayet 28 Ekim 1923 akşamı... Çankaya’da yankılanan, asırları aydınlatan o vakur ses: "Efendiler! Yarın Cumhuriyeti ilan edeceğiz!"
29 Ekim gecesi Meclis kubbesinde çınlayan alkışlar ve ufukları aydınlatan yüz bir pare top; bir milletin ebedi hürriyet andı oldu! Bu kutlu emanet milletindir, gelecek bizimdir! Yaşasın tam bağımsız Türkiye Cumhuriyeti! Teşekkür ederim.
SUNUCU TAKDİMİ (EFE - MİK 2):
3. Öğrencimize teşekkür ederiz. Nâzım Hikmet’in "Hürriyet ve Cumhuriyet Türküsü" adlı eseriyle 4. Öğrenci sahnede!
SUNUCU TAKDİMİ (EFE - MİK 2):
4. Öğrencimize teşekkür ederiz. "Cumhuriyet, en güçsüz vatandaşın dahi meclise uzanan hak elidir. — Atatürk"
Seçme, seçilme ve fırsat eşitliğini anlatmak üzere 5. Öğrencimiz kürsüde.
Saygıdeğer öğretmenlerim, kıymetli konuklar ve sevgili arkadaşlarım,
Cumhuriyet; milletin her bir ferdini eşit haklara sahip saygın birer yurttaş kılan aydınlık bir nizamdır. İnsanımız, devleti idare edenleri sandık başında hür iradesiyle seçme, denetleme ve ülke yönetiminde doğrudan söz sahibi olma imkânına kavuşmuştur. Yöneticilerin millete hesap verdiği, kanun önünde herkesin eşit sayıldığı bir düzen, toplumsal barışın ve karşılıklı güvenin temel direğidir. Oy kullanmak, bu topraklarda yaşayan her bireyin kendi geleceğini bizzat tayin etmesidir.
Bu nizamın sunduğu en kıymetli kazanım ise fırsat eşitliği ve liyakattir. Cumhuriyet; hiçbir zümreye, servete ya da unvana bakmaksızın, her evladının önüne eğitim ve çalışma kapısını adil biçimde açmıştır. İşte bu sayede, Mardin’in Savur ilçesinde doğup büyüyen bir vatan evladı, devlet okullarında aldığı eğitim ve kendi azmiyle dünya çapında bir bilim insanı olmuş, Nobel kürsüsüne kadar yükselebilmiştir. Prof. Dr. Aziz Sancar’ın başarısı, milletimizin her ferdine tanınan bu adil imkânın en somut kanıtıdır.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün veciz ifadesiyle cumhuriyet; bilhassa kimsesizlerin kimsesidir. Hiç kimsenin sahipsiz hissetmediği, her emeğin değer bulduğu ve kanunların herkes için eşit koruyucu olduğu bu çatı, milletimizin müşterek teminatıdır.
Teşekkür ederim.
SUNUCU TAKDİMİ (ADA - MİK 1):
5. Öğrencimize teşekkür ederiz. "Bu vatan, emek verenlerin ve geleceğe umutla bakanların yurdudur."
Cahit Külebi mısralarıyla 6. Öğrencimiz sahnede.
SUNUCU TAKDİMİ (ADA - MİK 1):
6. Öğrencimize teşekkür ederiz. "Dünyada hiçbir milletin kadını 'Anadolu kadınından daha fazla emek verdim' diyemez. — Atatürk"
Kadın haklarının genişletilmesini anlatmak üzere 7. Öğrencimiz kürsüde.
Saygıdeğer öğretmenlerim, kıymetli konuklar ve sevgili arkadaşlarım,
Bir toplumun medeniyet seviyesi, kadınına tanıdığı haklar ve gösterdiği hürmetle ölçülür. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün belirttiği gibi; bir milletin yarısı aydınlığa kanat açarken, diğer yarısının gölgede kalması düşünülemezdi. Anadolu’nun asil ruhunu taşıyan kadınlarımız; yalnız hanenin değil, tüm cemiyetin temel direğidir. Cumhuriyet, bu hakikati modern hukukun güvencesiyle buluşturmuş ve üç büyük kazanımı milletimize armağan etmiştir.
Birincisi; 1926 yılında kabul edilen Türk Medeni Kanunu ile sağlanan hukuki eşitliktir. Aile yapısında adalet tesis edilmiş; mirasta, mahkemede şahitlikte ve evlilik akdinde tam bir denklik sağlanmıştır. Kadın, kanunlar önünde saygın, müstakil ve eşit bir yurttaş hüviyeti kazanmıştır.
İkincisi; siyasi alanda gerçekleşen büyük temsiliyet hakkıdır. Türk kadını; 1930’da belediye, 1933’te muhtarlık ve nihayet 1934’te milletvekili seçme ve seçilme hakkına kavuşmuştur. Dünyadaki pek çok ülkeden çok daha evvel atılan bu adımla, 1935 yılında tam on sekiz kadın mebusumuz Meclis çatısı altında milletimizi gururla temsil etmiştir.
Üçüncüsü ise; eğitimde, bilimde ve çalışma hayatında sunulan adil fırsatlardır. Açılan mektepler ve üniversiteler sayesinde kız evlatlarımız cemiyetin merkezine yerleşmiş; hâkimlikten hekimliğe, mühendislikten pilotluğa, sanattan idareciliğe kadar her sahada memleketine şerefle hizmet etmiştir.
Kadının aklıyla, vakarıyla ve üretken elleriyle güçlenen bir vatan, ufuklara daima güvenle bakar. Çünkü kadının saygın olduğu, sesinin duyulduğu ve haklarının korunduğu bir Türkiye asla sarsılmaz!
Teşekkür ederim.
SUNUCU TAKDİMİ (EFE - MİK 2):
7. Öğrencimize teşekkürler. Fazıl Hüsnü Dağlarca'nın "Mustafa Kemal'in Kağnısı" eseriyle 8. Öğrenci sahnede!
EFE (MİK-2): 8. Öğrencimize çok teşekkür ediyoruz. Şimdi tüm arkadaşlarımızın katıldığı büyük orotoryoya geçiyoruz!
2. Öğrenci (Erkek 1): Yıl 1919... Dünya yangın yeriydi, vatan dört bir yandan sarılmıştı. Gökyüzü dumanlı, ufuklar karanlıktı!
3. Öğrenci (Erkek 2): Bir seda bekleniyordu asırlık çınarın sinesinden; aklı, cesareti ve birliği haykıran kutlu bir seda!
5. Öğrenci (Erkek 3): 19 Mayıs 1919 Samsun... Karadeniz’in hırçın dalgalarını yararak yanaştı Bandırma Vapuru; güvertede mavi gözlü bir kurmay paşa: Mustafa Kemal!
8. Öğrenci (Erkek 4): Amasya’da tarihe nakşedildi milletin kaderi: "Milletin istiklalini, yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır!"
9. Öğrenci (Erkek 5): Erzurum ve Sivas salonlarında yankılandı: "Manda ve himaye kabul olunamaz! Milli sınırlar içinde vatan bir bütündür, parçalanamaz!"
10. Öğrenci (Erkek 6): 23 Nisan 1920 Ankara... Bozkırın ortasında gaz lambalarının ışığında millet meclisi kuruldu. Doğrudan halkın vekilleri devleti yönetti, orduları idare etti!
11. Öğrenci (Erkek 7): İnönü, Sakarya, Dumlupınar... Zincirler parçalandı, istiklal destanı alın teriyle, milletin sarsılmaz imanıyla yazıldı!
1. Öğrenci (Kız 1): Tarih: 28 Ekim 1923 akşamı Çankaya... Mustafa Kemal Paşa arkadaşlarına döndü ve asırları aydınlatan o kararı açıkladı: "Efendiler! Yarın Cumhuriyeti ilan edeceğiz!"
4. Öğrenci (Kız 2 - Doktor): "Ben Doktor Ayşe... Anadolu’nun bağrında şifa dağıtan bir hekimim. Ne bir unvanım vardı doğduğumda, ne servetim... Cumhuriyet devletimin açtığı mekteplerde okudum, alın terimle hekim oldum. Bu beyaz önlük milletimin kutsal emanetidir!"
11. Öğrenci (Erkek 7 - Uçak Mühendisi): "Ben Mühendis Mehmet... Anadolu’nun imkânsızlıklar içindeki bir dağ köyünden çıktım. Devletimin kütüphanelerinde sabahladım. Şimdi semalarımızda süzülen milli uçaklarımızı, kendi kanatlarımızı tasarlıyorum!"
6. Öğrenci (Kız 3 - Pilot): "Ben Pilot Zeynep... İmkânsızlıklar içinde bir ailenin evladıydım. Cumhuriyetim elimden tuttu, göklerin kapısını bana açtı. Şimdi vatan semalarını koruyan çelikten bir kanadım!"
7. Öğrenci (Kız 4 - Şehit Polis Şeyda): "Ben Polis Memuru Şeyda... Hak için, adalet için, vatanın huzuru uğruna şehit düştüm. Al bayrağın dalgalandığı her karış toprakta nöbetteyim; ruhum huzurlu, başım diktir!"
12. Öğrenci (Erkek 8 - Şehit Pilot Cengiz Topel): "Ben Hava Pilot Yüzbaşı Cengiz Topel... 1964’te Kıbrıs semalarında milletimin onuru uğruna canımı feda ettim. Mavi vatanın da gök vatanın da her zerresinde Cumhuriyetin bekçisiyim!"
(6 Öğrenci sahnenin farklı noktalarından hızla ve yüksek sesle haykırır:)
2. Öğrenci (Erkek 1): "Ben Aziz Sancar!"
3. Öğrenci (Erkek 2): "Ben Selçuk Bayraktar!"
5. Öğrenci (Erkek 3): "Ben Orhan Pamuk!"
8. Öğrenci (Erkek 4): "Ben Alper Gezeravcı!"
1. Öğrenci (Kız 1): "Ben Tuba Çınar!"
4. Öğrenci (Kız 2): "Ben Özlem Türeci!"
2. Öğrenci & 4. Öğrenci: İşte Cumhuriyet budur! Tarladaki çiftçiyi efendi, dağdaki çobanı hekim, köydeki çocuğu mucit kılan ruhtur!
5. Öğrenci & 6. Öğrenci: Kadınıyla, erkeğiyle tek yürek olup; ilimle, ahlakla ve adaletle dünyayı aydınlatmaktır!
EFE (🎤 MİKROFON 2):
12 kişilik orotoryo ekibimizdeki tüm arkadaşlarımıza bu muhteşem destanı bizlere yaşattıkları için yürekten teşekkür ediyoruz!
ADA (🎤 MİKROFON 1):
Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü, kahraman silah arkadaşlarını ve bu vatan için toprağa düşen tüm şehitlerimizi bir kez daha rahmet, minnet ve şükranla anıyoruz.
"Programımız, arkadaşlarımız
...................................................’nın ve ...................................................’nın
konseri ile son bulacaktır.
Coşkulu katılımınızı bekliyoruz!"
29 EKİM CUMHURİYET BAYRAMIMIZ KUTLU OLSUN!